SENDİKAMIZ 16. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

1 Ekim 2019

Sendikamız, 16. Olağan Genel Kurulu, 28-29 Eylül 2019 tarihlerinde Downtown Ankara Anadolu Otel’de toplandı. Toplantının ilk gününde açılış ve yoklamanın ardından Genel Kurul Başkanlık Divanı seçildi.

Divan Başkanlığını Genel Sekreterimiz Yavuz KOÇAK, Divan Başkan Yardımcılıklarına Genel Başkan Yardımcımız Yüksel İLBEYLİ ve Denetleme Kurulu Üyemiz Mustafa ŞENER, Üyeler Güvenlik Merkez Şube İdari Sekreterimiz Erhan İZCİ ile 4’üncü Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü Baştemsilcisi ve Genel Merkez Üs Kurul Delegemiz Cevdet ÖLMEZ’in yürüttüğü 16”inc Olağan Genel Kurulu’nda, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Genel Başkanımız Bayram BOZAL açılış konuşmasını yaptı.

BOZAL, Genel Kurul’un Türk Harb-İş Camiasına ve iş hareketinin geleceğine hayırlar getirmesi dileğiyle başladığı konuşmasına, yarım asırlık Türk Harb-İş Sendikamızın milli savunma, çalışma hayatı ve ülkemiz adına yürüttüğü hizmetlerle devam etti.

Konuşmasında 20 yıl 3’üncü Hava Bakım Fabrikası’nda, 20 yıl Türk Harb-İş çatısı çalışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren BOZAL, daha sonra savunma sanayinin millileşmesi sürecinde Türk Harb-İş Sendikası’nın katkılarına vurgu yaptı.

  1. Faaliyet Döneminde Türkiye ve Sendikamız için önemli olayların yaşandığının dile getiren BOZAL, “15 Temmuz hain darbe girişimi ile devletimizi ele geçirmeye, demokrasimizi askıya almaya kalkıştılar. Millet olarak bu hain kalkışmaya karşı tarihi bir direniş sergiledik. Allah’a şükür darbe heveslerini hainlerin kursaklarında bıraktık. “Özgür bir vatan olmazsa, özgür bir millet, özgür bir emek olmaz” dedik. “Tarih boyunca hür yaşamış bir millete esaret değil cesaret yaraşır” diyerek canımızdan aziz bildiğimiz vatanımıza sahip çıktık ve 15 Temmuz hain kalkışması karşısında ilk andan itibaren dimdik bir duruş sergiledik. Bütün üyelerimizi meydanlara davet ettik ve üyelerimizle birlikte demokrasimize, Cumhuriyetimize sahip çıktık. Bu ülke insanı Bağımsız Cumhuriyetimiz için 251 şehit verdi. Bunlardan birisi de1. Ordu Komutanlığı çalışanı üyemiz Köksal KARMİL’dir.Allah bütün şehitlerimize rahmet eylesin ” dedi.

 

Türk Harb-İş Sendikası olarak savunma sanayinin millileşmesine verdikleri önemi ifade eden BOZAL, Sendikamızın Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirilmesine karşı çıkmasının nedenlerini anlatırken; “Tank Paletin özelleştirilmesi ‘Milli Savunma Sanayinin istikametinden sapmasıdır’ dedik ve karşısında durduk. Tank Palet özelleştirmesine karşı, Türk Harb İş üyelerinin kararlılığını, gücünü ve inançlı mücadelesini bütün Türkiye alkışladı ve sahiplendi. Sendikamızın kararlı mücadelesi neticesinde Tank Palet Fabrikası’nda çalışan üyelerimiz, ülkemizin alışık olduğu özelleştirme süreçlerinde yaşanan olumsuzlukları çok şükür ki yaşamadılar. Tank Palet’ de çalışan kardeşlerimiz tüm haklarını korunmuş şekilde Milli Savunma Bakanlığı’nın şirketi ASFAT A.Ş işçisi olarak savunma sanayimiz için hizmet üretmeye devam edecektir. Gelinen noktada olumlu-olumsuz birçok yorum yapıldı, yapılıyor. Son tahlilde Tank Palet Fabrikası’nda çalışan üyelerimizin aidatları Eylül ayı itibarıyla ASFAT tarafından Genel Merkezimiz hesabına yatırılmıştır. Bu konuda Sendikamızın verdiği mücadelede de yanımızda olan, destek veren herkese şükranlarımı sunuyorum” açıklamalarında bulundu.

 

BOZAL, emeği ile geçinenlerin gelir dağlımı adaletsizliği, vergi adaletsizliği, yüksek enflasyon ve yüksek faiz oranları nedeniyle mağduriyet yaşamasına da değinirken, Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerin, Hazreti Ali’nin “Devletin dini adalettir” sözüne kulak vermesini istedi. 

“Türk Harb-İş Sendikası olarak Faaliyet dönemimizdeki taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesi sürecinde olduğu gibi çalışanların üzerindeki ağır vergi yükünün azaltılması, tüm çalışanların kıdem tazminatı hakkından yararlanmasını sağlamak adına Kıdem Tazminatı Fonu ile hak kayıplarının yaşatılmaması ve emeklilikte yaşa takılanların sorunlarının çözümü gibi konularda haktan, adaletten ve emekten yana olan duruşumuzu net olarak ortaya koyduk” diyen BOZAL, imzalanan toplu iş sözleşmeleriyle de üyelerimize ciddi kazanımlar sağlandığını anlattı.

 

 “Türk Harb İş Sendikamızı gelecekte en güçlü şekilde ayakta tutacak yapısal değişimleri gerçekleştirdik. Kadrolarımızı ve heyecanımızı her dönem yenileyerek gelecek için en doğru adımları atmayı görev bildik. Sendikamızı Toplu sözleşme süreçlerinde yaşadığı zaaflardan kurtardık. Hem toplu sözleşme masasının, hem Türk Harb İş Sendikası’nın muhatapları nazarındaki itibarının artmasını sağladık” değerlendirmesinde bulunan BOZAL, konuşmasını gerçekleştirilen 16. Olağan Genel Kurulda Türk Harb-İş Sendikası’nın sendikal mücadelesini daha güçlü şekilde yarınlara taşıyacak kadronun belirleneceğini dile getirerek tamamladı.

 

Plaket Takdimi

 

Daha sonra Başkent Şube Başkanımız Alaattin SOYDAN tarafından yeni dönemde yönetim için aday olmayan Genel Başkanımız Bayram BOZAL, Genel Başkan Yardımcımız Yüksel İLBEYLİ ve Genel Sekreterimiz Yavuz KOÇAK’a hizmetlerinden dolayı plaket takdim edildi.

 

EKSİ 4 BİN 930 ÜYE

 

Genel Kurulda çalışma komisyonlarının oluşturulmasının ardından yönetim, denetim ve disiplin kurulu raporları görüşülmesine geçildi.  Bu sırada Genel Kurula hitaben bir konuşma gerçekleştiren Başkent Şube Başkanımız ve Genel Başkan Adayı Alaattin SOYDAN, Türkiye’de Sendikal hareketin geldiği noktaya değinerek, “1990 lı yılların başlarında TRT 1 Televizyonunda “Türk-İş 1 Milyon 250 bin kamu işçisi adına Toplu İş Sözleşmesine oturdu” şeklinde haber yayınlanırdı.  Geldiğimiz nokta şimdi 170 bin işçi adına Toplu iş Sözleşmesine oturdu. Bu rakamlar kamuda çalışan işçilerin nereden nereye geldiğini özetliyor. Sizlerle bazı rakamlar paylaşacağım. 2011 yılı Eylül ayı ile 2018 yılı Eylül ayı arası çoğunluğu emekli olan 10 bin 625 üyemiz işten ayrılmış. Yeni gelen üye sayımız ise 5695. Aradaki fark -4930. Bu bizim kendi özelimizde nerden nereye geldiğimizin özetidir” dedi.

 

BEN YANMASAM, SEN YANMASAN, BİZ YANMASAK NASIL ÇIKAR KARANLIKLAR AYDINLIĞA

SOYDAN, konuşmasında Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanlığına aday olmanın ne anlama geldiğini de şu sözlerle dile getirdi:

“Rüyalarımızda görsek kâbusa yoracağımız bir gece yarısı kararnamesiyle gündemimize giren özelleştirme. Tam Genel Kurul sürecinde ortaya atılan Amerikan işyerlerindeki toplu tenkisat haberi. Siyasilerin adını kullanan bürokratlar, Sendikamsı bir yapı ve mevcut yönetime muhalefet etme adına bunlarla işbirliği yapan içimizdeki İrlandalıların dayanışmasıyla bizden ayrı düşen, Türk Harb-İş Sendikası’nın ana unsurlarından biri olan ANT işçilerinin durumu. 696 sayılı kararname ile kadroya geçirilen özel güvenlik çalışanlarımızın sorunları, bunun yanında KİT’lerde çalışan ve kadro bekleyen arkadaşlarımızın durumu. Mesai mevhumu gözetmeksizin, radarları faal tutan, uçakları uçuran, denizaltı yüzdüren, tankları yürüten; üçüncü görevine giderken halen birinci görevinin avansını alamadan asker koğuşlarında, çadırlarda, bitli otel odalarında kalan, birde üstüne üstlük Mesleki Yeterlilik Belgesi bilmem ne bahanesiyle arkadaşlarıyla vedalaşmasına bile izin verilmeden inzibat marifetiyle nizamiye dışına atılan MSB işçisinin durumu. Hava Bakımların silah sistemlerinde, tersanelerde, 4 işçimizi şehit verdiğimiz Kırıkkale MAAT’ta ölümle kol kola çalışan arkadaşlarımızın durumu.  Bu şartlarda Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanlığı’na aday olmanın ateşten gömlek giymeye talip olmakla eşdeğer olduğunun farkındayım ama ‘Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa’.”

 

BİZİM OLDUĞUMUZ YERDE DEMOKRASİ OLACAK 

Konuşmasında, “Buradan size sadece mevcut haklarımızı koruyacağım ve geliştirmeye çalışacağımın, samimi ve dürüst olacağımın sözünü veriyorum. Başka hiçbir söz vermeyeceğim. Çünkü verilen söz sizi bağlar adamsanız. Değilseniz ‘O günün şartları öyleydi. Şartlar değişti’ diyebilirsiniz” değerlendirmesinde bulunan SOYDAN, Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanlığı görevinde bulunduğu dönemde nasıl bir yol izleyeceğini ise şöyle sıraladı:

“Bizim olduğumuz yerde demokrasi olacak; Çünkü geçmişte güç ellerindeyken muhalefete hayat hakkı tanımayıp, gücü kaybedince demokrasi diye bağıranların ciddiye alınmadıklarını çok gördüm. Bizim olduğumuz yerde adalet olacak; Çünkü adalet bir gün herkese lazım olacaktır. Bizim olduğumuz yerde üyeye hizmette eşitlik olacak; Çünkü temsil noktasındaki insanın üzerindeki vebal, üyeler arasında ayrım yapma hakkını ona vermez. Bizim olduğumuz yerde siyaset değil sendikacılık olacak; Çünkü temsil noktasındaki insanların siyasi görüşü 5 yılda bir sandıkta Allah’la kendi aralarındadır. Teşkilat Disiplini olmazsa olmazımızdır: Sendikamızın Ana Tüzüğü’nde basına açıklama yapma, beyanat verme hakkını sadece Genel Başkana vermesine rağmen, şube başkanları kafasına göre açıklama yaparsa, Bremen Mızıkacıları gibi görüntü verirsiniz. Ne işverenin yanında nede siyasilerin yanında ciddiyetimiz olmaz. Bu asla görmezden geleceğim bir konu değildir. Bu açıklamalar ışığında yeni dönemde, yeni bir muhalefet anlayışının da gelişeceği ümidindeyim. Fakat, eğer olmazsa, yasal çerçeveler içinde hiçbir kavgadan kaçmayacağımın da bilinmesini isterim. Bu salona bir ekibin Genel Başkan adayı olarak girdim, ama çıkarken bana oy veren vermeyen tüm arkadaşlarımın Genel Başkanı olarak çıkacağım ve bu bilinçle hareket edeceğimin bilinmesini isterim. Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, Genel Kurulumuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum.” 

 

MALİ KONULARI ŞEFAFLIKLA YÜRÜTTÜK

Genel Mali Sekreterimiz ve Genel Mali Sekreter adayı Haldun KURUBACAK’da ise konuşmasına Gölcük Tersanesi’nde çalışma hayatına başladığı, sonra Kocaeli Şube Yönetimine, oradan da 2011 yılında Genel Merkez Yönetimine geldiği bilgisini vererek başladı. 2015 yılında yapılan Genel Merkez Genel Kurulu’nda Genel Mali Sekreterlik görevine geldiğini hatırlatan KURUBACAK, “Harb-İş Sendikası için Mali konularda alınan kararlar Harb-iş Sendikasının geleceği içindi. Çok önemli şeyler yaptık. 2023 Genel Kurulunda Harb-İş Sendikası’nın çok güzel yerlere geleceğine inanıyorum” dedi.  

Sendikanın mali konuların şeffaflıkla yürütüldüğünü anlatan KURUBACAK, bu gereceği görmezden gelerek bir takım yalanlarla sendikacılık yapmaya çalışanların taban tarafından teveccüh görmeyeceğini de dile getirdi. KURUBACAK sözlerini Türk Harb-İş Sendikalı olmaktan gurur duyduğunu söyleyerek tamamladı.

BÜYÜK BİR İŞ BAŞARDIK

Sakarya Şube Başkanımız ve Genel Sekreter adayı Yaşar YAVUZ ise Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirme kararından bu güne yaşananlar hakkında detaylı bilgi verdi. YAVUZ,  konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sakarya benim yaklaşık 526 arkadaşım kaldı. Orada çalışan işçilerin kamuda devamı için ne gerekiyorsa benim yapmam gereken odur.  Tank Palet’deki arkadaşlarım 20 Aralık 2018 tarihinden bugüne kadar çok çileler çektiler. Ben bu süreçte tüm şubelerimizin üyelerini, gerek bize bedenle destek veren, eylemlerimize katılan, gerek sosyal medyada Tank Palet Fabrikasını gündem yapan, gerekse gönlü bizde olan mitingimize katılamayan tüm üyelerimize Şube Başkanlarımız vasıtasıyla teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun. Bence çok büyük bir iş başardık, ha mutlu muyum?, Yaşar YAVUZ olarak, T.C. vatandaşı olarak,  keşke orası ASFAT’ın yerine Ordumuzun emrinde kalsaydı da Altay Tankını biz yapsaydık, Fırtına2’yi biz üretseydik.”

Konuşmaların ardından diğer gündem maddeleri üzerinde çalışmalar yürütüldüğü Genel Kurul, 29 Eylül 2019 tarihin iki ayrı listenin yarıştığı seçimle tamamlandı.

Sendikamız 16. Olağan Genel Kurulu sonrasında Genel Merkez Yönetimi şöyle belirlendi:

            Genel Başkan: Alaattin SOYDAN

            Genel Başkan Yardımcısı: Hasan KARACA

            Genel Sekreter: Yaşar YAVUZ

            Genel Mali Sekreter: Haldun KURUBACAK