Başkandan

HAK DİYE ÇARPAN YÜREKLER PAS TUTMAZ

Dünya, insanlık değerlerinin yeniden yükseleceği günlerin doğum sancısını yaşıyor. Ellerindeki her türlü teknik ve maddi güce rağmen, ruh fakiri eşya medeniyeti, kurdukları sömürü düzenlerinin altında kalacakları günlere hızla yaklaşmaktadır. “Kim güçlü ise o haklıdır” şeklindeki sefil anlayış, 3 asırda dünyayı yaşanamaz, nefes alınamaz bir noktaya taşıdı. Aydınlanma kisvesiyle kurdukları kölelik düzeninin doğurduğu küresel yıkımlar altında inleyen insanlık, tarih boyunca olduğu gibi yeniden kurtuluşunu aramaktadır. Çünkü insanlık, emperyalist muhterislerin politikaları nedeniyle tarihinin en büyük krizlerini yaşıyor. Adaletsizlik üzerine kurulu küresel düzenleri, her yenisi bir öncekinden daha şiddetli şekilde ortaya çıkan, küresel krizleri üretti. İki yıldır dünyayı pençesine alan Covid-19 salgını doğu/batı, zengin/fakir, demeden tüm insanlığın üzerine kabus gibi çöktü. Bu tablonun müsebbipleri ise, kendi elleriyle neden oldukları felaketlere karşı bırakın insanlığa çare olmayı, kurdukları sistemleri nasıl ayakta tutacaklarını dahi bilemez hale düştüler.

Mizanı adalet üzere yaratılmış dünyamızın, emperyalist cehaleti sırtından atma vakti gelmiştir. Vatan Şairimiz Mehmet Akif’in “Tek dişi kalmış canavar” dediği sömürge düzeni, kaçınılmaz olarak akıbetine ilerliyor. Bunun işaretleri ortaya çıktıkça, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışının temsilcilerine düşmanca saldırılarını sürdürüyorlar.

Bin yıl insanlığa nefes olmuş şanlı medeniyetimizin 21. yüzyıldaki sarsılmaz kalesi Türkiye Cumhuriyetimiz ise, emperyalizmin bütün saldırılarına rağmen, insanlığın umudu olarak yoluna devam ediyor. “Hak geldiğinde batıl zail olur” ilahi hükmüne ram olup insanlığa hak ve adalet üzere yön vermiş medeniyet anlayışımızın yeniden doğacağı ve 21. yüzyıla damgasını vuracağı günler yakındır.

Bu inancımıza olan bağlılığımızla millet olarak birçok badireyi atlattık. Emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşımızın ve şanlı zaferimizin, emperyalistler tarafından kabullenilmeyeceğini ve her zaman değerlerimizle, ideallerimizle, ulusal birliğimizle savaş halinde olacaklarını bilerek, inancımızı ve azmimizi bugüne kadar hep diri tuttuk.

Halık’ın namütenahi adı var, en başı Hakk

Ne büyük şey kul için, hakkı tutup kaldırmak”

anlayışıyla küresel adaleti ve barış içinde insanlık değerlerinin yeşerdiği dünya idealimizi seslendirdik.

İnsanın ve tüm unsurlarıyla kainatın hukukunu gözeten bir ahlak anlayışını hayata hakim kılmayı varlığımızın en yüce serveti sayıyoruz. Vatan aşkıyla dolu aziz milletimizin her bir ferdi gibi, ülke savunmamıza hizmet eden tüm üyelerimiz de bu uğurda, fedakâr emeğiyle ve tüm kalbiyle mücadele etmektedir. Bu yaklaşımla;

Bugüne kadar emeğimizin hakkı ve bekasını, devletimizin ve egemenliğimizin bekasından ayrı tutmadık.

Alın terimizin hukukunu, aynı kaderi paylaştığımız milletimizin hukukundan, aynı dünyayı paylaştığımız insanlığın hukukundan ayrı görmedik.

Yeri geldi, milli güvenliğimizi ve milletimizi koruma adına pandemi ile mücadelede maske, oksijen tüpü gibi ihtiyaçları üretmeyi vatan borcu görüp tezgâhlarımız başında sabahladık.

İster bir insan, ister bir fidan olsun hayatın kutsiyetine saygımızın gereği olarak; dört bir yanında yangın felaketleri yaşayan cennet vatanımızı yeşertmeyi de görev bildik ve gözyaşlarımızı silip, her üyemiz adına bir fidan diktik.

Sel, deprem ve her türlü felakette, milli vicdanın en diri kitlesi olma hedefiyle ve bütün gücümüzle milletimizin hizmetinde olduk.

Millet olarak büyük sınavlar verdiğimiz 2021 yılını, umudumuzu daha güçlü tutarak geride bırakıyoruz.  Ulusal ve küresel düzeyde etkilendiğimiz tüm olumsuz şartlara ve yaşadığımız büyük badirelere rağmen üyelerimizin alın terinin ve emeğinin hakkını koruyan başarılı bir toplu sözleşme dönemi yaşadık.

Daha adil çalışma ve daha müreffeh yaşam koşulları başta savunma ve güvenlik iş kolu çalışanları olmak üzere üreten her vatan evladının en insani hakkıdır.

Türk Harb-İş Sendikası olarak bütün mücadelemiz; ülkemizin hak ve adalet temelinde insani kalkınma seviyesine erişmesi ve tüm dünyaya örnek olması içindir.

En büyük idealimiz, çocuklarımızın huzur, refah ve güven içinde yaşayacağı bir gelecek, medeniyet ilkelerimiz temelinde yükselerek ilelebet payidar kalacak bir Türkiye’dir.

                                                                                                                                                                                                                        Alaattin SOYDAN

                                                                                                                                                                                                                  Türk Harb-İş Sendikası

                                                                                                                                                                                                                           Genel Başkanı