Başkandan

MİLLİ VE YERLİ ÜRETİM HÜRRİYETİN ANAHTARIDIR

Türk Sendikal hareketinin göz bebeği, çalışma hayatının en önemli yapı taşlarından Türk Harb-İş Sendikamız 16. Olağan Genel Kurulunu tamamladı. Türk Harb-İş üyelerinin hür iradesi, Sendikamızı daha güçlü bir şekilde yarınlara taşımak için mücadele veren birlikteliğimize olan güvenini tazeledi. Etkin ve kararlı sendikacılık anlayışıyla başarılı şekilde görevlerini yürüterek, üyelerimizin güvenini boşa çıkarmayan büyüklerimizden bayrağı devraldık. Başta bir önceki Genel Başkanımız Bayram BOZAL olmak üzere hizmetleriyle Sendikamıza katkıda bulunan tüm yöneticilerimize, Harb-İş ailemiz adına teşekkürlerimi sunuyorum.

Yeni yönetim olarak; birlik ve beraberliğimizi güçlendirip, bayrağı daha ileri taşımaya ve umut ettiğimiz, uğruna mücadele verdiğimiz hedeflere ulaşmaya kararlıyız. Emek verdiğimiz, ülkemizin gözbebeği işyerlerimizin devletimizin elinde kalması ve gelişerek büyümesini, beka meselesi olarak gördük ve sahiplendik, sahiplenmeye devam edeceğiz.

Bizim bakışımızı, duruşumuzu, üyelerimizin hür iradesi belirler. Bu noktada; Tank Palet Fabrikası mücadelemiz; zamana, zemine göre asla değişmeyen, tabandan tavana şekillenmiş bir inancın yansıması olmuştur. “Biz yıllarca milli savunma milli olmalıdır” diyen bir Sendikayız. Milli Savunma olmadan bağımsız bir Türkiye olamayacağını her platformda haykıran bir hareketiz. Bu haykırışımızın, dirayetli duruşumuzun, Milli vicdanda karşılık bulduğunu da görüyoruz. Son 10 yılda 3 kez Milli Prodüktivite Merkezi tarafından en verimli işyeri ilan edilmiş olan Tank Palete atıl ve geri kalmış yaftası yapıştırılmasının büyük haksızlık olduğunu söyledik. Fırtına obüslerini üreten tecrübenin Altay tanklarını da rahatlıkla üretebileceğini, buraların milli dokusunun bozulmaması gerektiğini dile getirdik. Biz işyerlerimizin dünya ile rekabet için geliştirilmesine sonuna kadar varız, milli üretimin önündeki her türlü engeli kaldırmaya, milli ve yerli üretim için yol bulmaya, bulamıyorsak yol açmaya sonuna kadar varız, ancak milli kimliğinin bozulmasına asla müsaade etmeme kararlılığındayız.

“Emeğimizden de Vatanımızdan da vazgeçmeyiz” afişlerinin süslediği Türk-İş Genel Kurulunda da ifade ettiğim gibi ülkemizin gözbebeği askeri işyerlerini özelleştirecek olursa, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı gibi ülkemizin bekasını ilgilendiren harekâtları yapamayız.  Askeri işyerleri özelleştirilirse, “Bir gece ansızın gelemeyiz.”

Bu yüzden Türk Harb-İş olarak emeğimizden de, vatanımızdan da vazgeçmeyiz demeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönem işyerlerimizin geleceğine sahip çıkma noktasında bu düşüncelerimizi daha güçlü seslendireceğimiz, kararlılığımızı daha da pekiştireceğimiz bir dönem olacaktır. İnşallah birlik beraberlik ruhuyla bütün Türkiye’ye, emeğimizi kıymetli kılan, vatanımızı vatan yapan değerler uğruna yılmadan, yorulmadan mücadele eden bir Türk Harb-İş var dedirteceğiz.

Sınırlarımızda ve sınır ötesinde askerimiz ile birlikte vatan hizmeti gören, Türk Harb-İş üyelerimize, onuruna yaraşır imkânları sağlamayan harcırah düzenlemesinin değiştirilmesi için mücadele vereceğiz. Vatan için canını ortaya koyan üyelerimizin inşallah hak ettiği itibarı görmelerini sağlayacağız.

Yine önümüzdeki dönem, bütün toplum kesimlerini yaraladığı gibi işçi kesimini ciddi şekilde etkileyen vergi sisteminde adalet için bütün gücümüzle mücadele edeceğiz.

Toplu sözleşme süreçleri başta olmak üzere, masada ve sahada daha diri, daha hazır, daha çok koşturan bir yönetim anlayışı ile hareket edeceğiz.

Emeğimiz için, işyerlerimiz için, vatanımız için Haktan yana olma, Hakkın hatırını üstün tutma, üyelerimizin emanetini onurla taşıma gayreti yegâne gündemimiz olacak.

Üyelerimizin rızasını kazanacak güzel hizmetler gerçekleştirmek dileğiyle, önümüzdeki 4 yıllık mücadele döneminde Allah yolumuzu açık, geleceğimizi aydınlık kılsın.

Ülkemiz içinde ve sınır ötesinde teröre karşı vatanı savunan askerlerimiz ve onlarla kader birliği içinde çalışan Türk Harb-İş üyelerimiz başta olmak üzere, bütün üyelerimizin, bütün çalışanların ve aziz milletimizin 2020 yılını huzur içinde geçirmesini diliyorum.